İŞTE OSMANLI’YA İLK ANAYASA’YI HAZIRLAYAN DEVRİMCİ

“Anayasa; bütün Türklere, Hellenlere, Ermenilere, Yahudilere ve başka bütün herkese eşitliği, özgürlüğü ve mülk güvenliği ile tüm dinlere...

Anayasa; bütün Türklere, Hellenlere, Ermenilere, Yahudilere ve başka bütün herkese eşitliği, özgürlüğü ve mülk güvenliği ile tüm dinlere serbestliği garanti eder...”
Yıl: 1797.
Bundan 40 yıl önce...
Rigas; 1757’de Osmanlı’nın (bugün Yunanistan sınırları içindeki) Teselya/ Velestino Köyü’nde dünyaya geldi.
Köy ahalisi Arnavutlar ve Ulahlar’dan oluşuyordu. Bu nedenle Yunanlılar gibi, Arnavutlar ve Romenler de Rigas’ı kendilerinden sayar. Sonuçta, Rigas Osmanlı yurttaşıydı.
Rigas’ın babası köyün zenginlerindendi. Buna rağmen köy papazından okuma yazma öğrendikten sonra İstanbul’a gitti.
Osmanlı yönetiminde ayrıcalıklı bir konumda bulunan soylu Fener ailelerinden, Aliksandros Hypsilantis’in yanında sekreter olarak çalışmaya başladı. Öğrenimini burada da sürdürdü.
Fenerli ailelerin güvenini kazanıp Eflak-Boğdan’da çalıştı.
1790’da Viyana’ya gitti.
Fransız İhtilali’nin estirdiği siyasal atmosferden çok etkilendi. Önyargıları ve hurafeleri yıkmayı; özgür düşünmenin iyi düşünceyi doğuracağını öğrendi.
Safını belirledi; monarşistlere karşı cumhuriyetçilerin yanında yer alacaktı. Kitaplar çevirdi.
Devrimci marşlar yazdı.
Adı giderek devrimci çevrelerde duyulmaya başladı.
“Bosna’dan Arabistan’a” kadar Osmanlı’nın tüm tebasının da devrim yaparak özgürleşmesini amaç edindi. Fransa’daki tüm politik değişikliklerin Osmanlı’da da olmasını istedi.
Bütün halkların kardeşliğine inandı: “Hepsi Tanrı’nın evladı değil mi” diyordu. Ezilen halkların ortak düşmanı tiranlar idi.
Kurulacak yeni rejim kuşkusuz Cumhuriyet olacaktı.
1797 yılında yeni ülkenin/rejimin Anayasa’sını da hazırlayıp bastırdı.
“Rigas’ın Anayasası” 27 Haziran 1793 tarihli Fransız Anayasa’sının benzeriydi.
Rigas’ın Anayasa’sı iki bölümden oluşuyordu.
-Birinci bölüm 35 maddelik “İnsan Hakları”;
-İkinci bölüm ise 124 maddelik “Anayasa İlkeleri”ydi.
Anayasa’nın dili Yunancaydı.
Devletin resmi dili de Yunanca idi.
Rigas, bu dilin kolay öğrenilebildiği için seçildiğini belirtiyordu! “Tüm yasalar ve emirler Hellenlerin basit dilinde verilirler; çünkü bu dil en kolay anlaşılan ve tüm devlet içinde yaşayan ulusların en kolay öğreneceği dildir!”

Halkın ayaklanması
en kutsal haktır


Yazdığım gibi Rigas Anayasası’nda Fransızlardan etkilenmişti. Benzer cümleleri kullanmasa da amaç aynıydı:
-“Egemen halk, din ve dil gözetmeden, Türk, Hellen, Bulgar, Arnavut, Ulah, Ermeni ve başka soylar dahil bu ülkenin bütün sakinleridir.”
-“Bir tek ferdin ezildiği yerde toplumun bütünü ezilmektedir.”
-“Toplum mutsuz yurttaşlarına geçim araçları sağlar.”
-“Meclis toplantıları halka açıktır.”
Uzatmayayım...
İnsan Hakları bölümünde şunlar yazılıydı:
-“Yasalar tüm halkın rızasıyla olmadır.”
-“Memuriyet ancak yeteneğe göre verilmelidir; soylu oldukları için değil.”
-“Kimse yasalara aykırı olarak tutuklanamaz.”
-“Dinler engellenmemelidir.”
-“Kölelik yasaktır.”
-“Emirleri ancak halk verir tek kişi değil.”
-“Tüm yurttaşlar kanun yapma, seçme seçilme hakkına sahiptir.”
-“Yönetim, halkın şikayetlerini dinlemediği ve sorunu halletmediği durumda halkın ayaklanması en kutsal haktır.”

Rigas devrimciydi.
Tarihte çok devrimcinin başına gelen onun da başına geldi. Avusturya polisi tutukladı. Osmanlı uyruğunda olduğu için Belgrat’ta Osmanlı yönetimine teslim edildi.
Rigas ve yedi arkadaşı burada İstanbul’dan gelen fermanla boğularak öldürüldü. Cesetleri Tuna nehrine atıldı.
Osmanlı’ya ilk Anayasa’yı hazırlayarak, padişah istibdadına karşı çıkan bir devrimcinin sonu daha böylesine acıklı bitti...

Soner Yalçın
Odatv.com

anayasa rigas arşiv