Bakü’deki Zafer töreninde eksik parça

Muzaffer Ayhan Kara yazdı...

44 gün süren ve Rusya’nın sürece ağırlığını koymasıyla gerçekleşen kalıcı ateşkesle sona eren Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma harekatında 2783 Azerbaycan askeri şehit oldu, binlercesi de gazilik mertebesine erişti. Ermenistan’ın inanılmaz aymazlığını çok iyi değerlendiren Azerbaycan, haklı savaşta istediğini çok büyük ölçüde aldı.

AZERBAYCAN’IN HEDEFE ULAŞMASINDAKİ BAŞLICA ETKENLER

Ermenistan, şartların lehine olduğu bir momentumda Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal etmişti. Dağlık Karabağ bir yana, bazı Azerbaycan reyonlarını da işgal bölgesine katmıştı. Ancak geride kalan 30 yıla yakın zamanda çok şey değişti, köprülerin altından çok sular aktı. Bu kez şartlar tamamen Azerbaycan lehineydi. Şöyle ki:

1) Minsk Grubu’nun işlevsizliği netleşmişti, Ermenistan lehine kulağının üstüne yattığı iyice açığa çıkmıştı.

2) Uluslararası iklim Azerbaycan’dan yanaydı; BMGK kararları ortadaydı ve buna göre Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerekiyordu.

3) Azerbaycan ordusu geride kalan 30 yılda eğitim, donanım, silah ve teçhizat bakımından olsun, harekat yeteneği bakımından olsun çok ilerlemişti. TSK ile yaptığı anlaşmaların da bunda rolü çoktu. Keza, dünya çapında güçlü Yahudi Azerbaycan işadamlarının da etkisiyle İsrail’in silah ve mühimmat desteği de vardı.

4) Bu defa Ankara-Moskova arasındaki işbirliği etkili oldu. Rusya, Ermenistan’a kendi sınırlarına çekilmesini ihtar etti. Oysa Ermenistan’ın beklentisi farklıydı.

5) Paşinyan’ın Rusya’yı iten, batıya göz kırpan politikaları da Rusya ve İran nezdinde yalnızlaşmasını beraberinde getirdi.

6) Türk kamuoyunun iktidarı ve muhalefetiyle Azerbaycan’la ulusal dayanışması yüksekti. Bu da zaferde rol oynadı.

KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ

Sonuçta Azerbaycan topraklarını geri alıp ulusal onurunu da onardı. Harekatın üç kazananının da olduğu açık; Azerbaycan, Rusya ve Türkiye. Ermenistan’la beraber Fransa ve ABD de bu süreçte yara alan taraf oldu. Fransa’nın son dönemdeki Türkiye’ye yönelik hasmane tutumunda buradaki öfkesinin de rolü var. Bu arada İran da örtülü bir şekilde de olsa refüze oldu.

KIBRIS BARIŞ HAREKATINI ANDIRIYOR

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma harekatını bazı bakımlardan Kıbrıs Barış Harekatı’na benzetiyorum. O zaman da Cumhurbaşkanı Korutürk ve Başbakan Ecevit uluslararası koşulların lehimize olduğunu saptamıştı. Yunanistan’da faşist albaylar cuntası ülkenin kaderine el koymuş, Kıbrıs’ta da onlara paralel faşist Sampson darbesi gerçekleşmişti. Türkiye ise 12 Mart’tan çıkmış ve serbest seçimler sonucunda sancılı da olsa bir koalisyon hükümeti işbaşına gelmişti. Sonuçta Yunanistan’da faşist askeri diktatörlük, Türkiye’de demokrasi vardı. Türk ordusu amfibik bir harekat için gerekli çıkarma gemilerini hızlı ve iyi bir hazırlıkla hazırlamıştı. Türkiye’nin başbakanı yıldızı parlayan ve yabancı basına İngilizce konuşarak Kıbrıs’taki haklı davamızı anlatan bir Ecevit vardı. Türk halkının hemen tamamı harekatın arkasındaydı, ulusal dayanışma yüksekti. Nitekim Kıbrıs Türkleri ve Türkiye, şehitler ve gaziler pahasına da olsa istediğini almıştı.

ZAFER KUTLAMALARINI TAKİP EDERKEN…

Önceki gün Azerbaycan’da yapılan zafer kutlamalarını televizyon ve haberlerden takip ederken yukarıdaki notlarımı aldım. Bu yazıda asıl değinmek istediğim ise yukarıdaki altıncı madde ile ilgili. Evet, Türk kamuoyu iktidarı ve muhalefeti ile Azerbaycan’ın haklı harekatında yüksek bir dayanışma gösterdi. Televizyon kanalları tüm gelişmeleri yansıttı. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Leyla Abdulleyeva ve Milletvekili Ganire Paşayeva ile Azerbaycanlı gazeteciler günbegün kanallardan gelişmeleri paylaştılar. Önceki günkü Zafer törenlerine böyle gelindi.

CUMHUR İTTİFAKI VAR, MİLLET İTTİFAKI YOK!

Peki zafer törenlerine Türkiye’den kimler davet edildi? Doğal olarak hükümeti temsilen Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ile bazı bakanlar… Başka? Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal gibi iktidar partisi temsilcileri… MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP MYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Cemal Çetin, MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef… Ya muhalefet? CHP ve İyi Parti’ye davet yok! İki partiden ilgililerle temas ettim ve bir davet gelmediğini belirttiler. MHP’li isimleri Azerbaycan tarafının mı davet ettiğini, yoksa bizim hükümetin mi heyete dahil ettiğini teyit etmedim. Ancak büyük olasılıkla Bakü bunu Ankara’ya bırakmıştır. İşte bu noktada Azerbaycan Prezidantı İlham Aliyev’e zafer gününü kutlayarak bir sitemimi de iletmiş olayım: CHP ve İyi Parti, yani Millet İttifakı’nın omurgasını oluşturan bu partiler Türk halkının yarısını oluşturuyor. Azerbaycan tezkeresine de oy verdiler. Milyonlarca üyesinin kalbi bir buçuk aylık harekat sırasında kardeş Azerbaycan'la attı. Bendeniz de Odatv’deki yazılarımla kardeş Azerbaycan’la dayanışmaya özel bir önem verdim. O yüzden umarım bundan sonra her 8 Kasım’da yapacağınızı açıkladığınız zafer törenlerine tıpkı KKTC’nin yaptığı gibi iktidarı ve muhalefeti birlikte çağırırsınız. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının yarısını muhatap almak, yarısını almamak şık olmadı. Bu yanlışınızdan dönmenizi Türk kamuoyu bekleyecek. Türkiye, sadece Cumhur İttifakı’ndan ibaret değil. Bunu sizin dikkatinize muhabbetle, dostça, “tek millet, iki devlet” anlayışıyla getirmek istedim. Bu sitemimi televizyonlarda harekat sırasında hayranlıkla izlediğim Paşayeva ve Abdulleyeva’ya da iletmiş olayım.

Muzaffer Ayhan Kara

Odatv.com

arşiv