Ahmet Hakan egomu doruk noktasına taşıdı

20.12.2012

İstanbul - Ankara arasında sıkışıp kalmış bir adet Ayşe Deniz olarak İstanbul’da kaldığım sürede hızlandırılmış programlar yaşayıp Ankara’ya dönünce kendimi inzivaya çekiyorum . Bir kaç hafta önce bir Ankara klasiği olan Trilye’de yemek yediğimiz Sarp Evliyagil’le dertleştik bu konuda. Sarp Ankara’lı bir işadamı ama çevresi, arkadaşları çoğunlukla İstanbul’da. Bana “Bu ikili yaşantının iyi tarafları olduğundan bahsetti, İstanbul keşmekeşinde sürekli yaşamak zorunda olmamanın bir şans olduğunu, sık sık Ankara sükunetine geri dönüp fiziksel ve bedensel detoksa girebilme şansının tadını çıkarmamı” tavsiye etti. Aslına bakarsanız ben de Sarp’a katılmaya başladım bu ikili hayat artık benim de çok hoşuma gidiyor.

TAŞPINAR’LARIN PROPAGANDASI

Hızlandırılmış İstanbul turuma Indhira ve Adnan Taşpınar’ın Asmalımescit’te açtıkları Propaganda’da başladım. Taşpınar ailesi artık benim akrabam gibi oldukları için asla benden objektif bir değerlendirme beklemeyin lütfen.. Her konuda olduğu gibi bu konuda da tarafım bana göre Adnan ile Indhira neredeyse en güzel yer orasıdır. Propaganda Off Pera’nın biraz üstünde, Nar Pera’nın tam karşısında. Belli bir saate kadar restoran olarak çalışıyor, daha sonra ise canlı müzik başlıyor. Canlı müzik olmayan gecelerde de DJ’ler var. Indhira artık kendisi de İstanbul’un sayılı Dj’lerinden olduğu için genellikle açılışı o yapıyor.

Propaganda’da doğal olarak sigara içilmiyor, kapının önüne standlar koymuşlar ve son derece güzel bir şekilde ısıtmışlar. Esas sosyalleşme orada gerçekleşiyor diyebiliriz. Kapı önünde ilk önce sevgili Sermet Severöz’e rastladım...”İlk önce” ona rastlamam son derece normal çünkü kendisi adeta bir adet tavuktur. Gece hayatı diye bir şeye asla ayak uyduramaz en geç saat onbirde uyur. Habertürk’te son derece başarıyla devam ettirdiği “gurme” yazılarını yazabilmek için restoranlara akşam üstü beş-altı gibi gider. Kendisi için erken mutfak açılır... Biz içeri girerken o çıkıyordu nitekim... Oldukça kısa bir kavuşma yaşadık.

Fakat sokak son derece hareketli bir o kadar da bereketliydi. Bir süre sonra çocukluk arkadaşım Ferit Kalfaoğlu Atilla Ciner ile birlikte geldi. Ferit’i uzun süredir görmüyordum çok özlemiştim, karşılaşınca ufak(!) bir coşku yaşadım. Gecenin kalan kısmını da beraber tamamladık zaten. Atilla her zamanki gibi son derece komik ve eğlenceliydi. Bana o geceyi asla bloguma yazmamam için söz verdirdi. Ben de sözümü tuttum Atilla’cım bloga değil Odatv’ye yazıyorum. Gecenin high-light’ı tesadüfen önümüzden geçen Ulukan Şenyıldız’ın beni görünce kucağına alıp bütün Asmalımescit boyunca taşıyıp geri getirmesiydi. Sanırım cidden özleniyorum.

Bir başka güzel nokta iseTED Ankara Kolejinden çocukluk arkadaşım Altan Güngör’ün bize katılması oldu. Altan iş hayatını bırakıp müzik hayatına hızlı bir geçiş yapmış. ”Her Telden” diye bir albüm çıkarmış özellikle “Mevlana’ya Türkü” isimli şarkısına hep beraber hasta olduk. Gecenin sonu Off Pera’da bitti, cidden çok eğlendik

MERCAN’DA ÜMİT BESEN

Fazıl Say’ın asla onaylamayacağı oldukça arabesk bir bünyeye sahibimdir. Tuğçe Tatari ile birlikte Müslüm Gürses’e gidip bağıra çağıra şarkı söyleyip suşi yediğimiz de asla bir sır değildir. (Odatv’ye yazdığım için tabii ki sır değildir...) Yakaladığım arkadaşımı Ferdi Özbeğen’e, Cengiz Kurtoğlu’na filan sürüklerim. Bu sefer de öyle oldu ve üç adet kurbanımı Ümit Besen’e götürdüm.

Allahtan kurbanlar her türlü çılgınlığa açık bir adet Doktor Hakan Erkuş, Avukat Andım Korkut ve reklamcı Serkan Zihli olduğu için bu sefer çok da büyük itirazlarla karşılaşmadım. Çocukları bir hafta önceden Ümit Besen kürüne soktum, evde, arabada, ofiste başka bir şey çalınmasını yasakladım. Programa tam formunda gittik sizin anlayacağınız. Hatta öyle bir gaz verdim ve kendimizi role o kadar kaptırdık ki Andım’a seksenler kostümü giydirdik. Kadın Mercan’a şöyle gitti : Leopar desenli kat kat vatkalı bir mini elbise, dantel çoraplar, ince topuklu pembe bir ayakkabı, siyah bir kürk.Makyaj ise şu şekildeydi: Siklamen bir ruj, pembe yeşil far ve iki metre boyunda takma kirpikler...

Banu Alkan’ımızı da kapıp gittiğimiz Ümit Besen’de hakikaten 80’lere ışınlandık, ordövr tabakları, gül satan kızlar, takım elbiseli papyonlu garsonlar ve orgunun başında Ümit Besen... Aman bir eğlenme, bir dans etme bir coşma sormayın gitsin. Ümit Besen’e mi gidiyorsunuz diye snobe eden tüm arkadaşlarıma kapak olsun.

RUMELİ BALIKÇISI VE SORTIE’DE MERT DAVRAN

Vakit kısıtlı olunca program yoğun oluyor. Ertesi gün öğle yemeği için Melisa Çakarlar ve Melike Gebeş ile Rumeli Balıkçı’sında buluştuk. Melisa’mın bomba projeleri var anlattığı zaman inanamadım sürprizlere hazır olun. Rumeli Balıkçı’sı Kahraman’dan kopma bir yer, doğal olarak kalkan yedik. Salaş tarzı ve rahatlığı ön plana çıksa da aslında popüler isimlerin uğrak noktası olmuş durumda. Kapının önü Ferrari, Porshe, Range Rover doluydu. Arka masamızda da Beyaz arkadaşlarıyla yemek yiyordu asla kısık sesle konuşamadığım için kendisi artık bütün özel hayatıma vakıf.

Balıkçı’dan çıkıp Sortie’ye geçtim, daha önce Kalamata’da çıkan Mert Davran artık Pazar geceleri Sortie’de söylüyor. Mert ve Mehmet Davran benim manevi çocuklarım gibidirler. Kaç zamandır gidecektim bir türlü gidemiyordum, haydi bakalım kısmet bugüneymiş geliyorum deyince çocuklar bana sahne önü Semra Özal masası yapmışlar. Ben de direkt Semra Özal moduna girdim zaten. Mert’e “Yavrum Büklüm Büklüm’ü söylesene ... ne! bilmiyor musun? ... E geleceğimi biliyorsunuz çalışsaydınız ya çocuğum “ filan demeler. Allahtan çocuklar yakın arkadaşım da “Delirdi mi bu kadın başımıza gelenler” demek yerine her türlü kaprisimi çekiyorlar. Sevgili arkadaşım Emre Ertürk gecenin ilerleyen saatlerinde içime Nur Yerlitaş kaçtığını iddia ediyor. Doğru mu ki acaba?

Mert’in sahnesi son derece eğlenceliydi Sortie’nin yemekleri ve servisi dört dörtlüktü. Benim bebeğim daha çok yükselecek Nur Yerlitaş demişti dersiniz.

YAKUP 2’DE YENİ RAKI DAVETİ BİBER’DE NESLİHAN YARGICI’NIN DOĞUM GÜNÜ

Son kalan enerjimle Esra Zarakol’un Asmalı Mescit’te Yakup 2’deki “Yeni Rakı” yemeğine gitmek üzere yola çıktım. Nuh tufanı gibi yağan yağmurun altında koşarak yemeğe gitmeye çalışırken Yiğit Karaahmet’e rastladım. Açık ve net bir şekilde söylüyorum ki kendisi hayatımda en beğendiğim yazardır ve beni en çok güldüren kişidir. Bu arada neden olduğunu bilmediğim bir şekilde kendime popoma kadar uzanan Sibel Can kaynakları yaptırmış durumdayım .Genellikle beni görenlerin tepkileri “Yok artık Deniz bu ne yahu!” şeklinde oluyor. Rafine zevkine son derece güvendiğim Vouge ve GQ yazarı arkadaşım Yiğit ise saçlarımı çok beğendiğini söyleyerek beni tebrik etti... Kıskananlar çatlasın diyor ve en az bir sene o saçları çıkartmayacağımı buradan açıklıyorum.

Yakup kadrosu enfesti. Tuğçe Tatari, Esra Zarakol, Ahmet Hakan, Tuna Kiremitçi, Cengiz Semercioğlu ve eşi ve Ayşe Deniz. Rakı haftasını kutladık, bol kahkahalı bol eğlenceli bir yemekti. Ahmet Hakan’ın bir Ayşe Deniz okuru olduğunu ve hakkımda her şeyi bildiğini öğrenmem ise zaten tavan yapmış olan Nur Yerlitaş egomu zannediyorum doruk noktasına taşıdı.

Yemekten erken kalkıp koşarak Biber’e Neslihan Yargıcı’nın doğumgününe gittim. Kapıda Emte Ertürk’le karşılaştım ve tabii ki oradan sonra üç kapı yapıldı. W Lounge’da Mert Vidinli Partisi, arkasından Sess ve en sonunda Corridor. Son durum şöyleydi, Corridor’da Fırat Çelik’i esir alıp Balyoz davasının detaylarını anlatıyordum. Yavrum dünyanın en uslu çocuğu olduğu için itiraz etmeden beni dinliyordu o da... Sanıyorum bir kaç gün kendine gelememiştir. Kurtuldu zannetmesin daha Ergenekon’u ve Odatv davasını da dinleyecek.

Son olarak sizlere editörüm Barış Pehlivan’ı şikayet etmek istiyorum . Kendisi gönderdiğim bütün yazılara bir kulp takmaktadır. Yok efendim bu çok ciddi, öbüründe zombi konusuna fazla girmişsin. Üslubuna özen göster, noktalama işaretlerini doğru kullan bir şeyler bir şeyler... Eğer Jedi eğitimi almış bir Aprantice olmasaydım şimdiye kadar çoktan isyan etmiştim. Bu ne yahu ... Herkesin editörü böyle zalim midir? Gerçi o da "Allah beni Silivri ile sınadı o bile Ayşe Deniz kadar zorlu değildi" diyor ama.... Bilemedim...

Kıyameti atlatırsak görüşmek üzere.

Ayşe Deniz

Odatv.com

0
Popüler Yazılar
Facebook Twitter Youtube Instagram