Odatv’ye konuşan Bolu Belediye Başkanı böyle dedi: Tetikçiler

24 Kasım Çarşamba 2021 16:34
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ise, yabancılara su ve nikah ücretlerinde farklı tarife uygulama kararı alan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında resen inceleme başlatıldığını duyurdu. Gelişmelerin ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Odatv’nin sorularını yanıtladı.

Bolu’da, önceki gün gerçekleşen Kasım ayı Belediye Meclis toplantısı ikinci oturumunda 2022 yılı Plan ve Bütçe Komisyonu kararları oylandı. Yapılan oylamada, Türk vatandaşlarının metreküp fiyatı 2,5 liradan aldıkları su ücretlerinin yabancılara dolar kuru üzerinden uygulanması ve yabancıların birbirleriyle evlenme ücretlerinin 100 bin lira olması oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamaya MHP ve AKP meclis üyeleri ret oyu kullanırken, CHP grubundan 2 üye çekimser oy kullandı.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ise, yabancılara su ve nikah ücretlerinde farklı tarife uygulama kararı alan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında resen inceleme başlatıldığını duyurdu.

Gelişmelerin ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Odatv’nin sorularını yanıtladı. 

Başkan Tanju Özcan, “Tatlı su solcuları, toplumdan kopuk solcular her zaman oldu. Bunlar toplumu tanımayan insanlar, sokağa bile çıkmayan insanlar… Entel dantel takımı diyorum bunlar için… Halkla teması olmayan insanlar… Bakıyorum basına, kendini solcu diye tanımlayanlara, ‘ırkçı, faşist’ bilmem ne… Ben ırkçı, faşist falan değilim. Ben antiemperyalist bir adamım, ülkenin bekası için mücadele eden bir insanım” ifadelerini kullandı.

TATLI SU SOLCULARI ENTEL DANTEL TAKIMI BENİ HEDEFE KOYDU

İşte Tanju Özcan’ın sorulara verdiği yanıtlar…

- Yeni Akit gazetesi sizi manşetine taşıyıp “Bolu’nun Hitler’i” dedi. Yeni Şafak’ın hedefindeydiniz. Bu manşetleri görünce ne hissettiniz?

Bunlar tetikçi, görevlerini yapmaya çalışıyor. Birileri beni hedef tahtasına koymaya çalışıyor, bunlar da tetikçiliğini yapıyor ama ben bunları normal bir gazete olarak görmediğim için, hiçbir şey de hissetmiyorum. İnsanın ciddiye aldığı bir gazete olur bir haber grubu olur, o zaman ciddiye alınır. Ben bunları ciddiyetsiz buluyorum. Sürekli benimle ilgili algı operasyonu yapmaya çalışan tipler… Biz bunlardan korkacak adamlar değiliz. Biz bu yola çıkarken her türlü bedeli ödemeye hazırız dedik, biz burada üç kuruşluk su faturasının peşinde değiliz, bir mesaj vermek istiyoruz. Artık bu sığınmacılar meselesi, ülkenin beka meselesi haline geldi. Ben bunu sürekli olarak söylüyorum. Ülkelerine dönüş için devletin bir takvim oluşturması gerekiyor. Benim Mehmetçiğim El Bab’da şehit olunca benim için sızlıyor. Ben buradan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sesleniyorum, sokaklarda boş boş dolaşılıyor Iraklılar, Suriyeliler… Alsınlar bunları eğitsinler, kendi ülkelerini kendileri kurtarsın; benim Mehmetçiğim neden şehit oluyor. O nedenle ne yandaş basının karalamasından korkuyorum, ne Erdoğan korkuyorum, ne IŞİD’den korkuyorum, ne PKK’dan korkuyorum…

- Size yönelik “Irkçı” diye tepkiler var, partinizden de destek görmüyorsunuz, bu tepkilerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Tatlı su solcuları, toplumdan kopuk solcular her zaman oldu. Bunlar toplumu tanımayan insanlar, sokağa bile çıkmayan insanlar… Entel dantel takımı diyorum bunlar için… Halkla teması olmayan insanlar… Bakıyorum basına, kendini solcu diye tanımlayanlara, ‘ırkçı, faşist’ bilmem ne… Ben ırkçı, faşist falan değilim. Ben antiemperyalist bir adamım, ülkenin bekası için mücadele eden bir insanım. Ben bir Allah’tan korkuyorum, bir de bunları söylemezsem eğer, ilerde torunlarımın yüzüne bakamamaktan korkuyorum. Bunların tepkileri vız gelir tırıs gider. Halka bir sorsunlar bakalım, ben halktan hiçbir tepki falan görmüyorum. Türkiye’nin dört bir yanından gelen telefonlara cevap vermeye yetişemiyorum. Sokağa çıktığımda, gençlerin bana sarılıp ‘helal olsun ağabey bizim hakkımızı savunuyorsun’ demeleri, emekli ağabeylerimizin ‘seni alnından öpeceğim’ demesi benim hoşuma giriyor. Türkiye’nin her şehrine gittiğimde aynı manzara ile karşılıyorum. Ben korumayla dolaşmıyorum, kimseden de korkmuyorum. 

Ben yabancı düşmanı değilim, ülkeme yabancıların turist olarak gelmesini istiyorum, Katkı verecek insanların gelmesini istiyorum. 

Irak’ta savaş mı var, bir milyon Iraklı var Türkiye’de. İran’da savaş mı var, beş yüz bin İranlı var. Afrika’nın çeşitli ülkelerinde savaş olmadığı halde gelen bir buçuk milyon insan var. Beş-altı milyon Suriyelinin yanında böyle bir durum var.  

“İKİ ARKADAŞIMIZ BANA BİR ŞEY SÖYLEMEDİLER, İÇERİDE ÇEKİMSER OY KULLANDILAR”

- Belediyenin aldığı su faturası ve nikah ücretiyle ilgili son kararı, “Oturma izni almış olanlar bu zamdan etkilenecek. Birleşmiş Milletlerin geçici koruma altında tuttuğu bir grup var, onlar bunun dışında. Ayrıca Cenevre Sözleşmesi hükümleri gereğince Türkiye'de mülteci ya da göçmen statüsü kazananlardan bundan etkilenmeyecek” diye açıkladınız. Kaç kişi etkilenecek?

Sayılar gizlendiği için maalesef bunu benim bilmem mümkün değil. Şunu bilmenizi isterim, Cenevre Sözleşmesi imzalandığında Türkiye iki tane şerh koyuyor. Bir 1951’de diğeri 1967’de… Şu an geçerli olan 67 şerhi, Demirel’in koyduğu şerh. Zaten Türkiye Avrupa dışından gelenlere mülteci veya göçmen statüsü vermeyeceğini resmi gazetesinde yayımlamak suretiyle, anlaşmaya şerh koymak suretiyle ilan etti. Türkiye’de bulunanların hukuki statüsü yüzde 99’u göçmen ve mülteci değil, geçici sığınmacı… Geçici sığınmacılar da ikiye ayrılıyor, bir oturma izni almış olanlar, bir de oturma izni almaksızın doğrudan Birleşmiş Milletler tarafından bakılanlar. Ben oturma izni almış olanlarla ilgili 4658’de bu ayrım yapılmış yasada, ben o zaman milletvekiliydim ve aynı zamanda hukukçuyum. Yaptıklarımın ne olduğunu biliyorum. 

- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun başlattığı soruşturmaya ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Eşitlik Kurumu adını ilk kez duymuştur Türkiye’de insanlar, dün soruşturma başlattı. Kendi kanununa bakmıyor ki bu arkadaşlar, kendi kanunun ‘ayrımcılık iddiasının ileri sürülemeyeceği haller’ başlıklı 7’nci maddesinin ‘G’ fıkrasına bakarlarsa, vatandaş olmayanların ülkeye giriş ve ikametgahlarına ilişkin şartlardan ve hukuki statülerden kaynaklanan farklı muamele, ayrımcılık iddiası olarak ileri sürülemez. Böyle bir kurum var, savcılık gibi ‘soruşturma başlattım’, rekabet kurumu gibi bir kurum… Üstelik kendi yasasına bile bakmadan birilerinden talimat alıp işlem yapıyorlar. Ben daha önce de bu konuda savcılığa ifade verdim, yardımların kesilmesi ile ilgili noktada, takipsizlik kararı aldım. Mülteciler Komiserliği’nden geldiler, ‘kardeşim Bolu’da mülteci yok’ dedim. Siz kim için geliyorsunuz, geçici sığınmacı ayrı, mülteci ayrı dedim. Ben hukukçuyum dedim, dolayısıyla sen mülteciler adına benimle konuşamazsın. Bolu’dakiler mülteci değil. Ben burada onlardan nikah ücreti alayım, su ücreti alayım kasamı doldurayım, böyle bir derdim yok. Zaten oradan üç kuruş ya gelir ya gelmez, ben Türkiye’ye mesaj vermek istiyorum. Birileri adım atmalı, birileri halkın sözcülüğünü yapmalı mesajı vermek istiyorum. Eğer halkın yüzde 80’i, yüzde 85’i ‘Tanju beyin uygulamalarını, kararlarını desteklemiyorum derse, ben bu görevi bırakmaya hazırım. Baktığınızda üç beş tane liboş gazeteci, üç beş tetikçi, FETÖ’cüler, PKK sevicileri tepkiyi ben bunlardan görüyorum.  

- Çekimser oy kullanan CHP’li iki meclis üyesi var. Bu kişilerle konuştunuz mu, neden çekimser kaldıklarını sordunuz mu?

Biz bunu grupta tartıştık, arkadaşlara gerekçelerini anlattım. Sizi özgür iradenizle baş başa bırakıyorum dedim, iki arkadaşımız bana bir şey söylemediler, içeride çekimser oy kullandılar. Bir açıklama yapmışlar vicdanımız rahatsız oluyor diye… Onların bu kararından dolayı da benim vicdanım ve halkın vicdanı da rahatsız oldu. Kendileri bilirler, biz grup kararı almamıştık zaten. 

Caner Taşpınar

Odatv.com

0
Facebook Twitter Youtube Instagram