Odatv herkesin unuttuğu arşivi raftan indirdi: Ecevit yüzleşmesi

24 Kasım Çarşamba 2021 12:15
Türkiye'de döviz kurundaki ani yükselişin ardından çeşitli illerde protesto gösterileri düzenlendi, hükümete yönelik istifa çağrıları yapıldı. AKP yöneticilerinin yanı sıra bazı gazeteciler yaşanan krizin dış güçler tarafından şekillendirildiğini öne sürdü.

Odatv, 2001 yılında Türk siyasi hayatına giren AKP'nin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın ekonomik kriz üzerinden dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e nasıl yüklendiğini ve seçimi hangi şartlar altında kazandığını araştırdı.

2001 ekonomik krizinin ortasında kurulan AKP'de partinin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Bülent Ecevit'e ve "Son koalisyon" DSP-ANAP-MHP hükümetine  ekonomi üzerinden yüklenerek erken seçim çağrısında bulundu.  

Erdoğan ve AKP'nin yöneticileri seçim politikalarını ekonomi üzerine şekillendirdi.  

Erdoğan, 2001 yılını Türkiye için bir kayıp olarak değerlendirerek vatandaşların bir gecede en az yarı yarıya fakirleştiğini, yıllar boyu emek vererek, ter dökerek bin bir çabayla ve güçlükle kazanılan tüm birikimlerin bir gecede heba olduğunu kaydetti.

"TÜRKİYE KÖTÜ YÖNETİLİYOR"

Erdoğan, ülkenin yaşadığı olumsuzlukların nedeninin Türkiye`nin son derece kötü yönetilmesine bağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Aciz, beceriksiz, basiretsiz bir yönetimle müjdeler vermek mümkün değil. Bu nedenle, umarım, 2002 yılında halkımız bu hükümetten kurtulur. Yeni ve güçlü bir iktidarla özgür, müreffeh, huzurlu geleceğinden emin insanların yaşadığı bir ülkenin vatandaşları oluruz."

ERKEN SEÇİM TALEBİ

2002'nin Mayıs ayında partisinin grup toplantısında konuşan Tayyip Erdoğan ekonomi üzerinden Ecevit iktidarına yüklenerek erken seçim talebinde bulundu.  

Erdoğan, "2001 yılında Türk ekonomisi, ilk kez 2. Dünya Savaşı`ndan sonra yüzde 10 küçülmüştür. 1998 yılında 205 milyar dolar olan gayri safi milli hasılası 150 milyar dolara gerilemiş, fert başına düşen milli gelir, 3 bin 600 dolar iken 2 bin 300 dolara düşmüştür. Enflasyon artmaya devam etmektedir. Toplanan her 100 liralık vergiye karşılık 105 liralık faiz ödenmiştir" dedi.

AKP Grup Başkanı Bülent Arınç da 2002 yılında katıldığı televizyon programında Ecevit'e ekonomi üzerinden yüklendi.

Arınç, "Görülüyor ki Sayın Başbakan da şuur altındaki gerçeği bugün mikrofondan ifade etmek zorunda kaldı. Bu önümüzdeki gelişmelerin temmuz ayından başlayarak çok daha hareketli devam edeceğini, partiler arasında gelgitlerin olacağını ve ekonomideki kötüleşmenin de önümüzdeki Eylül ayına kadar bir seçim kararı alınması gerektireceğini düşünüyorum. Sayın Başbakan'ın artık görevini yapamadığı veya yapamayacağı her ne kadar kendisi nekahat dönemini uzatıyorsa da birkaç hafta bundan sonra mümkün görünmüyor" dedi.

EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜKLENDİ

Seçim mitinglerinde sık sık iktidara ekonomi üzerinden yüklenen Erdoğan, 18 ay önce gerçekleşen 3 Kasım 2002 erken seçiminden zaferle ayrıldı.  

Halk, ekonomik kriz nedeniyle koalisyondaki üç partiyi de cezalandırdı.  

MHP yüzde 8, ANAP yüzde 5 ve DSP yüzde 1.2 oy alarak TBMM dışında kaldı.  

AKP ise oyların yüzde 34,3'ünü alarak kazandığı 363 milletvekilliği ile tek başına iktidar oldu.

"EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞI"

Türkiye'de döviz kurundaki yükselişin ardından "ekonomi" tartışmaları daha da alevlendi.

24 Kasım tarihinde dolar 13.49, Euro 15 lirayı gördü.  

Dolar ve Euro'nun Türk Lirası karşısında tarihi seviyeleri görmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomik Kurtuluş Savaşı veriyoruz" dedi.

Erdoğan, “Ülkemizi bunca tuzaktan, bunca badireden nasıl çıkardıysak, Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız” diye konuştu.

Erdoğan 2018 yılında da  "Ekonomik Kurtuluş Savaşı" ifadelerini kullanmıştı. O tarihte kur 5,78 seviyesindeydi.

Erdoğan'ın bu çıkışına partililerden ve bazı gazetecilerden destek geldi.

İşte o desteklerden bazıları:

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: Vazgeçmeyeceğiz! Türkiye'yi kalıplara hapsetmek isteyenlere karşı mücadele etmekten; geleceğe bağımsız, güçlü ve büyük Türkiye’yi miras bırakma hedefimizden vazgeçmeyeceğiz.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki: Ülkemizi kalıplara hapsetmek ve bağımlılık tuzağına çekmek isteyenlere izin vermeyeceğiz! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ yürüyüşünden ödün vermeyeceğiz ve bu kararlı duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz.

AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Ömer Arvas: "Geçtiğimiz yıl Joe Biden "Türkiye'de muhalefeti desteklediğimizi göstermeliyiz" derken kastettiği tam da buydu. Umudunu bunu bağlayan muhalefet ise "Erdoğan gitsin de ülke batarsa batsın" noktasında söylemlerle bir kez daha ülkesinin karşısında olmayı seçti. Tam bağımsızlık uğuruna verilen mücadelenin bir sonucu olduğunu biliyoruz ve buna rağmen ne olursa olsun vazgeçmeyeceğiz."

AKP Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan: "Tek bir merkezden ekonomi ile ilgili spekülasyon yapanlar, kriz çığırtkanları, döviz baronları bilsin ki her türlü ekonomik saldırıyı püskürtecek kudrette ve kararlılıktayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde güçlü ve büyük Türkiye hedefinden vazgeçmeyeceğiz."

AKP MKYK Üyesi, Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı: "İhracat rekor kırıyor. Büyüme beklentileri ortada. İstihdam, pandemi öncesindeki seviyeye gelmiş. Enerji kaynakları ve teknoloji üretiminde yapılan atak herkesin malumu. Borsa iyi gidiyor. Ama Dolar artıyor! Siz de, içerideki şubeleriniz de iyi bilin, vazgeçmeyeceğiz!"

AKP İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe: "Finansal krizlerle, ekonomik manipülasyonlarla Türkiye’yi dize getirmeye çalışmak, daha önce denenen ve başarılı olmayan operasyonlardır.
Türkiye’ye yön vermenin tek yolu sandıktır. Aziz milletimizin iradesi, bu operasyonların üstündedir."

Esenler Belediye Başkanı: Dün tankıyla uçağıyla saldırıp ülkemize diz çöktüremeyenler, bugün ekonomi manipülasyonlarını devreye soktu. Dünyada bedeli ödenmemiş hiçbir özgürlük yoktur. Biz mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan: "Bir tas hoşafa şükür edip Çanakkale geçilmez diyenlerin torunları Vatanlarını  1 $’a , 5 kilo yağa, 3 kg zeytine satar mı… Bu savaşta gevşeyen, yan çizen, düşmanlara göz kırpan bizden değildir… "

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral: Bilumum muhalefet;Hepinizin canı cehenneme..!Siz asla ve kat'a bu ülkeye ait değilsiniz ve olamazsınız.Bu kadar mı ülkesinin bekasına kastedilir..!Siz hükümete değil ülkeye muhalefet ediyorsunuz,yazıklar olsun..!Siz mi ülkeyi yönetmeyi talipsiniz...Hadiyin ordan müptezeller..!


Gazeteci İbrahim Karagül: Hükümetin; Her bakanı, Her vekili, Her siyasi figürü, Her teşkilat mensubu.. Öne çıksın. Ses versin. Susmasın. Çekinmesin. Bu ülkeye görül vermiş; Her bürokrat,Her gazeteci, Her yazar, Her iş insanı, Ses versin. Erdoğan’ın etrafında kenetlensin. Yalnız bırakmasın.

Gazeteci Ersoy Dede: Her hâl ve şartta #DevletiminYanindayim

Gazeteci Hilal Kaplan: Finans bir silahtır. Siyaset tetiği ne zaman çekeceğini bilmektir.” Tetiği çektiler. Ellerimizi kaldırıp beyaz bayrak sallamamızı bekliyorlar. Teslim olmayacağız, #vazgeçmeyeceğiz.

Uğur Can Biçer

Odatv.com

 

 

 


0
Facebook Twitter Youtube Instagram